suat
05.07.2010, 16:43
[Only Registered Users Can See Links]
idil de.., hpg gerillası abdullah hezer için cenaze töreni..
Ölen PKK’lıya kalabalık tören - Taraf - Istanbul - 05.07.2010
haberin böyle verilmesi işin bir başka yanı.. ama asıl önemli olan.. kabalık vurgusudur..
halk kendi öz gücüne sahip çıkıyor.. ve bir tane ırkçı-düşmanca slogan yok.. sahip çıkılan ve lanetlenen belli..
ya esker cenezeleri nasıl..!!???
ya asker ölümlerine "sahip" çıkanlar..!!! ve demagojileri..
kürt halkı ne kadar politikleşiyor ise.. sistem de kendine o kadar politik bir zemin yaratma uğraşındadır..
demokratik-politik kürt halk kitlesinin karşısına.. sağdan faşist "sol"dan da.., sövenist mevzi yaratıyor..
Kürt sorununa “muhatabım değilsin” lafıyla bir çözüm: Böylesi günlük dilde, gıcık vermek için kullanılan fiyakalı laflardan birisi. Böyle deyince karşındakini küçümsemiş olursun. Bir nevi psikolojik savaş...
Hattı zatında çözümsüzlük aslında muhatap/aracı noktasında yatmıyor mu? Ve hangi araçların kullanılacağı konusunda... Yani kestaneleri ateşten kim alacak? Kim maşa olacak?
Öcalan’a diyorlar ki maşa olursan paşa olursun. O da haliyle kabul etmiyor, pazarlık edelim diyor. Hele bir hatırlayın açılımın ilk başlangıcında Öcalan’ın söylediklerini; çıtayı epey aşağıya indirmişti. Sonra muhatap/araç olarak kabul edilmediğini gördüğünde çıta tekrar yükseldi... Son günlerde çıta tekrar aşağıya iniyor gibi... Şu kısacık sürede dökülen şunca kandan sonra tekrar “ateşkes” sürecine girilecek gibisinden emareler... Yani? Hadi...
Hadi hayırlısı...
bu yazı melih pekdemir den..
bu "eski pass savaşcısı önderi" yeni "hümanist-demokrat" her zamanki sitili ile sinsice işlev yapıyor..
Yani kestaneleri ateşten kim alacak? Kim maşa olacak?
demekki ateş de var ve içide kestaneler de.. yani sorun da var..
olaya.., "kürt-lerin sorun-u-- olması" çerçevesinden bakan bir mantalitenin.. "doğal" benzetmesidir.. ateş ve kestane..
kürtler kestane olmaktadır.. ama ateşi yakan kim arkadaşı ilgilendirmiyor.. ateşin içine kestaneler kendileri atladı sanırım.. :D
pekdemir için sorun.. kürtler dir.. yani sorun olmuşlardır.. ateşi kim yaktı oraya kestaneleri kim attı pelih pekdemiri ilgilendirmiyor.. ki..,
ateş ile kestaneleri kendi haline bırakmış.. onun ateşi söndürmek yada kestaneleri kurtarmak gişbi bir derdi yok..
soruyor......
Yani kestaneleri ateşten kim alacak? Kim maşa olacak?
olayın.., "kestane kebab yemesi sevap" işi ile bir ilgisinin olup-olmadığı ayrı bir vehamet..
bu atasözü..;
bir çıkar için yakılan ateş ve yenmek için ateşe konulan kestaneler işlevi için söylenir.. yani yiyeceğiz keyf yapacağız da bunları ateşten nasıl alacağız anlamında söylenir..
kısaca..,
pekdemire göre "kürt sorunu"(kestane) birilerinin keyfi için çıkartıldı ateşe atıldı.. şimdi alıp yeme sorunu var..
aslında böyle bir sorun olmamalıydı.. pekdemirin sorunu "sınıf" sorunudur.. kim yok sayılmış kim asimilasyona uğrar yakılır zulmedilir.. önemli değildir..
öyle böyle kürdistanda kapitalizm gelecek kürtler.. "karkeran" olacak.. nasıl ise.. pekdemir de bu olmuş ları toplayacak.. acelesi de yok..
bu arada kürtler "ker" oluyormuş sorun değil.. pekdemir "ker"i kestane sanıyor.. :D
Öcalan’a diyorlar ki maşa olursan paşa olursun. O da haliyle kabul etmiyor, pazarlık edelim diyor.
sandığı içinde.. öcalanı karkeran önderi değil.. ateşte yenmek için pişirilen "ker" çobanı sanıyor.. celep muamelesi çekiyor alıcılarla pazarlık yaptığını itham ediyor..
dökülen kanlarla.. yaşanan acılarla alay ediyor.. pekdemir gönüllü de değil görevli bir sosyal-şövendir..
Tarihi olup olmadığı konusu bir yana, ortada bir “fırsat” olduğu açık. Her şeyden önce (diplomatik lisanla söylemek gerekirse) uluslararası konjonktürün oldukça uygun koşullar oluşturduğu anlaşılıyor.
bir ikinci "görevli" kurnaz da bu satırları yazan "eski pass önderi" yeni görevli oğuzhan müftüoğlu..
zamanında pass savunulurken ve işleve sokulurken.. kan dökülmeyecekti sanki.. .., dökülmedi emek harcanmadı..
demekki.., o zamanlarda kestane mantığı bunlarda vardı.. ateşten de bunlar aldı sanırım..
Zaten Öcalan da Murat Karayılan da yaptıkları açıklamalarda ABD’nin yeni bölgesel politikaları açısından artık böyle bir çözümün zorunlu hale geldiğini ifade ettiler.
pkk ve öcalanın bu noktada görüşleri bu "zat"ın ima ettiği şekilde olmadığı çok açıktır..
kürtlerin inkarı üzerinde yürüyen konsept kalkacak ama kürtlerin demokratik-politik gücü yok edilerek bu olacak.. kendi düşümcesini pkk ve önderliğine eklemeye çalışması kurnazlıktır...
ABD’nin esas olarak kendi çıkarlarına uygun çözüm yollarından yana olması nedeniyle bu durumun gerçek bir demokratik çözümün gerçekleşmesi açısından bir olumsuzluk olduğu elbette doğrudur. Ancak ABD’nin yıllardır yaptığı gibi her iki halkın bağrında derin yaralar açarak sürüp gelen bu savaşın sona ermesini artık engelleyecek politikalardan vazgeçmiş olması bile, bu sorunu gerçekten çözmek isteyenler için önemli bir fırsattır.
altını çizdiğim yerdeki "olumsuzluk" nedir ve neyi tasfiye etmekle bunu başaracaklar.. açıklamamış.. bilerek açıklamamış.. pekdemir de işin bu yanından kaçıyor..
Ancak ABD’nin yıllardır yaptığı gibi her iki halkın bağrında derin yaralar açarak sürüp gelen bu savaşın sona ermesini artık engelleyecek politikalardan vazgeçmiş olması
böyle de bir şey yoktur.. savaşın sürmesini isteyen de abd(aslında küresel sermaye demek daha doğrudur) bitmesini isteyen de..,
sürmesini isterken kimi ve hangi amaçla tasfiye etmek istiyor ise.., bitirmek içinde bu amacına nail olması zorunludur..
bu iki "zat" bu gerçekliği atlamak es geçmek heveslisidirler..
tasfiye amaçlı siyasi kampanya dahilinde bu işleve uygun dil-argüman-anlatım-duruş sergilemektedirler..
bu anlamda da.. sürekli pkk ve öcalan üzerinde işlevseldirler..
konuyu bilerek siyasi kampanyalar başlığı altına açtım..
bu tarz duruşlar.. bir siyasal kampanyadır..
ilk astığım resim ve haber ise bu kampanyalara bir yanıttır..
daha alper taş'ın silahlar sussun konuşmaları da var.. hataydaki cenaze töreni katılımları da var..
aktaracağım..
idil de.., hpg gerillası abdullah hezer için cenaze töreni..
Ölen PKK’lıya kalabalık tören - Taraf - Istanbul - 05.07.2010
haberin böyle verilmesi işin bir başka yanı.. ama asıl önemli olan.. kabalık vurgusudur..
halk kendi öz gücüne sahip çıkıyor.. ve bir tane ırkçı-düşmanca slogan yok.. sahip çıkılan ve lanetlenen belli..
ya esker cenezeleri nasıl..!!???
ya asker ölümlerine "sahip" çıkanlar..!!! ve demagojileri..
kürt halkı ne kadar politikleşiyor ise.. sistem de kendine o kadar politik bir zemin yaratma uğraşındadır..
demokratik-politik kürt halk kitlesinin karşısına.. sağdan faşist "sol"dan da.., sövenist mevzi yaratıyor..
Kürt sorununa “muhatabım değilsin” lafıyla bir çözüm: Böylesi günlük dilde, gıcık vermek için kullanılan fiyakalı laflardan birisi. Böyle deyince karşındakini küçümsemiş olursun. Bir nevi psikolojik savaş...
Hattı zatında çözümsüzlük aslında muhatap/aracı noktasında yatmıyor mu? Ve hangi araçların kullanılacağı konusunda... Yani kestaneleri ateşten kim alacak? Kim maşa olacak?
Öcalan’a diyorlar ki maşa olursan paşa olursun. O da haliyle kabul etmiyor, pazarlık edelim diyor. Hele bir hatırlayın açılımın ilk başlangıcında Öcalan’ın söylediklerini; çıtayı epey aşağıya indirmişti. Sonra muhatap/araç olarak kabul edilmediğini gördüğünde çıta tekrar yükseldi... Son günlerde çıta tekrar aşağıya iniyor gibi... Şu kısacık sürede dökülen şunca kandan sonra tekrar “ateşkes” sürecine girilecek gibisinden emareler... Yani? Hadi...
Hadi hayırlısı...
bu yazı melih pekdemir den..
bu "eski pass savaşcısı önderi" yeni "hümanist-demokrat" her zamanki sitili ile sinsice işlev yapıyor..
Yani kestaneleri ateşten kim alacak? Kim maşa olacak?
demekki ateş de var ve içide kestaneler de.. yani sorun da var..
olaya.., "kürt-lerin sorun-u-- olması" çerçevesinden bakan bir mantalitenin.. "doğal" benzetmesidir.. ateş ve kestane..
kürtler kestane olmaktadır.. ama ateşi yakan kim arkadaşı ilgilendirmiyor.. ateşin içine kestaneler kendileri atladı sanırım.. :D
pekdemir için sorun.. kürtler dir.. yani sorun olmuşlardır.. ateşi kim yaktı oraya kestaneleri kim attı pelih pekdemiri ilgilendirmiyor.. ki..,
ateş ile kestaneleri kendi haline bırakmış.. onun ateşi söndürmek yada kestaneleri kurtarmak gişbi bir derdi yok..
soruyor......
Yani kestaneleri ateşten kim alacak? Kim maşa olacak?
olayın.., "kestane kebab yemesi sevap" işi ile bir ilgisinin olup-olmadığı ayrı bir vehamet..
bu atasözü..;
bir çıkar için yakılan ateş ve yenmek için ateşe konulan kestaneler işlevi için söylenir.. yani yiyeceğiz keyf yapacağız da bunları ateşten nasıl alacağız anlamında söylenir..
kısaca..,
pekdemire göre "kürt sorunu"(kestane) birilerinin keyfi için çıkartıldı ateşe atıldı.. şimdi alıp yeme sorunu var..
aslında böyle bir sorun olmamalıydı.. pekdemirin sorunu "sınıf" sorunudur.. kim yok sayılmış kim asimilasyona uğrar yakılır zulmedilir.. önemli değildir..
öyle böyle kürdistanda kapitalizm gelecek kürtler.. "karkeran" olacak.. nasıl ise.. pekdemir de bu olmuş ları toplayacak.. acelesi de yok..
bu arada kürtler "ker" oluyormuş sorun değil.. pekdemir "ker"i kestane sanıyor.. :D
Öcalan’a diyorlar ki maşa olursan paşa olursun. O da haliyle kabul etmiyor, pazarlık edelim diyor.
sandığı içinde.. öcalanı karkeran önderi değil.. ateşte yenmek için pişirilen "ker" çobanı sanıyor.. celep muamelesi çekiyor alıcılarla pazarlık yaptığını itham ediyor..
dökülen kanlarla.. yaşanan acılarla alay ediyor.. pekdemir gönüllü de değil görevli bir sosyal-şövendir..
Tarihi olup olmadığı konusu bir yana, ortada bir “fırsat” olduğu açık. Her şeyden önce (diplomatik lisanla söylemek gerekirse) uluslararası konjonktürün oldukça uygun koşullar oluşturduğu anlaşılıyor.
bir ikinci "görevli" kurnaz da bu satırları yazan "eski pass önderi" yeni görevli oğuzhan müftüoğlu..
zamanında pass savunulurken ve işleve sokulurken.. kan dökülmeyecekti sanki.. .., dökülmedi emek harcanmadı..
demekki.., o zamanlarda kestane mantığı bunlarda vardı.. ateşten de bunlar aldı sanırım..
Zaten Öcalan da Murat Karayılan da yaptıkları açıklamalarda ABD’nin yeni bölgesel politikaları açısından artık böyle bir çözümün zorunlu hale geldiğini ifade ettiler.
pkk ve öcalanın bu noktada görüşleri bu "zat"ın ima ettiği şekilde olmadığı çok açıktır..
kürtlerin inkarı üzerinde yürüyen konsept kalkacak ama kürtlerin demokratik-politik gücü yok edilerek bu olacak.. kendi düşümcesini pkk ve önderliğine eklemeye çalışması kurnazlıktır...
ABD’nin esas olarak kendi çıkarlarına uygun çözüm yollarından yana olması nedeniyle bu durumun gerçek bir demokratik çözümün gerçekleşmesi açısından bir olumsuzluk olduğu elbette doğrudur. Ancak ABD’nin yıllardır yaptığı gibi her iki halkın bağrında derin yaralar açarak sürüp gelen bu savaşın sona ermesini artık engelleyecek politikalardan vazgeçmiş olması bile, bu sorunu gerçekten çözmek isteyenler için önemli bir fırsattır.
altını çizdiğim yerdeki "olumsuzluk" nedir ve neyi tasfiye etmekle bunu başaracaklar.. açıklamamış.. bilerek açıklamamış.. pekdemir de işin bu yanından kaçıyor..
Ancak ABD’nin yıllardır yaptığı gibi her iki halkın bağrında derin yaralar açarak sürüp gelen bu savaşın sona ermesini artık engelleyecek politikalardan vazgeçmiş olması
böyle de bir şey yoktur.. savaşın sürmesini isteyen de abd(aslında küresel sermaye demek daha doğrudur) bitmesini isteyen de..,
sürmesini isterken kimi ve hangi amaçla tasfiye etmek istiyor ise.., bitirmek içinde bu amacına nail olması zorunludur..
bu iki "zat" bu gerçekliği atlamak es geçmek heveslisidirler..
tasfiye amaçlı siyasi kampanya dahilinde bu işleve uygun dil-argüman-anlatım-duruş sergilemektedirler..
bu anlamda da.. sürekli pkk ve öcalan üzerinde işlevseldirler..
konuyu bilerek siyasi kampanyalar başlığı altına açtım..
bu tarz duruşlar.. bir siyasal kampanyadır..
ilk astığım resim ve haber ise bu kampanyalara bir yanıttır..
daha alper taş'ın silahlar sussun konuşmaları da var.. hataydaki cenaze töreni katılımları da var..
aktaracağım..