Enternasyonal Forum  


Anasayfa Bugünki Mesajlar
Go Back   Enternasyonal Forum >
SİYASET
> Eylem ve Mitingler > Siyasi Kampanyalar

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
"eski" dy liler ve siyasi kampanyaları...!!!
Konudaki Cevap Sayısı
1
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
86


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05.07.2010, 17:43   #1 (permalink)
Danışman
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 2.206
Konular: 311
Üye No: 11
Teşekkür Detayları
Tesekkür: 948
975 Mesajina 1.605 Tesekkür Aldi
Standart "eski" dy liler ve siyasi kampanyaları...!!!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

idil de.., hpg gerillası abdullah hezer için cenaze töreni..

Ölen PKK’lıya kalabalık tören - Taraf - Istanbul - 05.07.2010
haberin böyle verilmesi işin bir başka yanı.. ama asıl önemli olan.. kabalık vurgusudur..

halk kendi öz gücüne sahip çıkıyor.. ve bir tane ırkçı-düşmanca slogan yok.. sahip çıkılan ve lanetlenen belli..

ya esker cenezeleri nasıl..!!???
ya asker ölümlerine "sahip" çıkanlar..!!! ve demagojileri..

kürt halkı ne kadar politikleşiyor ise.. sistem de kendine o kadar politik bir zemin yaratma uğraşındadır..

demokratik-politik kürt halk kitlesinin karşısına.. sağdan faşist "sol"dan da.., sövenist mevzi yaratıyor..

Kürt sorununa “muhatabım değilsin” lafıyla bir çözüm: Böylesi günlük dilde, gıcık vermek için kullanılan fiyakalı laflardan birisi. Böyle deyince karşındakini küçümsemiş olursun. Bir nevi psikolojik savaş...
Hattı zatında çözümsüzlük aslında muhatap/aracı noktasında yatmıyor mu? Ve hangi araçların kullanılacağı konusunda... Yani kestaneleri ateşten kim alacak? Kim maşa olacak?
Öcalan’a diyorlar ki maşa olursan paşa olursun. O da haliyle kabul etmiyor, pazarlık edelim diyor. Hele bir hatırlayın açılımın ilk başlangıcında Öcalan’ın söylediklerini; çıtayı epey aşağıya indirmişti. Sonra muhatap/araç olarak kabul edilmediğini gördüğünde çıta tekrar yükseldi... Son günlerde çıta tekrar aşağıya iniyor gibi... Şu kısacık sürede dökülen şunca kandan sonra tekrar “ateşkes” sürecine girilecek gibisinden emareler... Yani? Hadi...
Hadi hayırlısı...

bu yazı melih pekdemir den..
bu "eski pass savaşcısı önderi" yeni "hümanist-demokrat" her zamanki sitili ile sinsice işlev yapıyor..
Yani kestaneleri ateşten kim alacak? Kim maşa olacak?
demekki ateş de var ve içide kestaneler de.. yani sorun da var..
olaya.., "kürt-lerin sorun-u-- olması" çerçevesinden bakan bir mantalitenin.. "doğal" benzetmesidir.. ateş ve kestane..
kürtler kestane olmaktadır.. ama ateşi yakan kim arkadaşı ilgilendirmiyor.. ateşin içine kestaneler kendileri atladı sanırım..
pekdemir için sorun.. kürtler dir.. yani sorun olmuşlardır.. ateşi kim yaktı oraya kestaneleri kim attı pelih pekdemiri ilgilendirmiyor.. ki..,
ateş ile kestaneleri kendi haline bırakmış.. onun ateşi söndürmek yada kestaneleri kurtarmak gişbi bir derdi yok..
soruyor......
Yani kestaneleri ateşten kim alacak? Kim maşa olacak?
olayın.., "kestane kebab yemesi sevap" işi ile bir ilgisinin olup-olmadığı ayrı bir vehamet..
bu atasözü..;
bir çıkar için yakılan ateş ve yenmek için ateşe konulan kestaneler işlevi için söylenir.. yani yiyeceğiz keyf yapacağız da bunları ateşten nasıl alacağız anlamında söylenir..

kısaca..,
pekdemire göre "kürt sorunu"(kestane) birilerinin keyfi için çıkartıldı ateşe atıldı.. şimdi alıp yeme sorunu var..
aslında böyle bir sorun olmamalıydı.. pekdemirin sorunu "sınıf" sorunudur.. kim yok sayılmış kim asimilasyona uğrar yakılır zulmedilir.. önemli değildir..
öyle böyle kürdistanda kapitalizm gelecek kürtler.. "karkeran" olacak.. nasıl ise.. pekdemir de bu olmuş ları toplayacak.. acelesi de yok..
bu arada kürtler "ker" oluyormuş sorun değil.. pekdemir "ker"i kestane sanıyor..
Öcalan’a diyorlar ki maşa olursan paşa olursun. O da haliyle kabul etmiyor, pazarlık edelim diyor.
sandığı içinde.. öcalanı karkeran önderi değil.. ateşte yenmek için pişirilen "ker" çobanı sanıyor.. celep muamelesi çekiyor alıcılarla pazarlık yaptığını itham ediyor..

dökülen kanlarla.. yaşanan acılarla alay ediyor.. pekdemir gönüllü de değil görevli bir sosyal-şövendir..

Tarihi olup olmadığı konusu bir yana, ortada bir “fırsat” olduğu açık. Her şeyden önce (diplomatik lisanla söylemek gerekirse) uluslararası konjonktürün oldukça uygun koşullar oluşturduğu anlaşılıyor.
bir ikinci "görevli" kurnaz da bu satırları yazan "eski pass önderi" yeni görevli oğuzhan müftüoğlu..
zamanında pass savunulurken ve işleve sokulurken.. kan dökülmeyecekti sanki.. .., dökülmedi emek harcanmadı..
demekki.., o zamanlarda kestane mantığı bunlarda vardı.. ateşten de bunlar aldı sanırım..
Zaten Öcalan da Murat Karayılan da yaptıkları açıklamalarda ABD’nin yeni bölgesel politikaları açısından artık böyle bir çözümün zorunlu hale geldiğini ifade ettiler.
pkk ve öcalanın bu noktada görüşleri bu "zat"ın ima ettiği şekilde olmadığı çok açıktır..
kürtlerin inkarı üzerinde yürüyen konsept kalkacak ama kürtlerin demokratik-politik gücü yok edilerek bu olacak.. kendi düşümcesini pkk ve önderliğine eklemeye çalışması kurnazlıktır...

ABD’nin esas olarak kendi çıkarlarına uygun çözüm yollarından yana olması nedeniyle bu durumun gerçek bir demokratik çözümün gerçekleşmesi açısından bir olumsuzluk olduğu elbette doğrudur. Ancak ABD’nin yıllardır yaptığı gibi her iki halkın bağrında derin yaralar açarak sürüp gelen bu savaşın sona ermesini artık engelleyecek politikalardan vazgeçmiş olması bile, bu sorunu gerçekten çözmek isteyenler için önemli bir fırsattır.
altını çizdiğim yerdeki "olumsuzluk" nedir ve neyi tasfiye etmekle bunu başaracaklar.. açıklamamış.. bilerek açıklamamış.. pekdemir de işin bu yanından kaçıyor..
Ancak ABD’nin yıllardır yaptığı gibi her iki halkın bağrında derin yaralar açarak sürüp gelen bu savaşın sona ermesini artık engelleyecek politikalardan vazgeçmiş olması
böyle de bir şey yoktur.. savaşın sürmesini isteyen de abd(aslında küresel sermaye demek daha doğrudur) bitmesini isteyen de..,
sürmesini isterken kimi ve hangi amaçla tasfiye etmek istiyor ise.., bitirmek içinde bu amacına nail olması zorunludur..
bu iki "zat" bu gerçekliği atlamak es geçmek heveslisidirler..
tasfiye amaçlı siyasi kampanya dahilinde bu işleve uygun dil-argüman-anlatım-duruş sergilemektedirler..

bu anlamda da.. sürekli pkk ve öcalan üzerinde işlevseldirler..


konuyu bilerek siyasi kampanyalar başlığı altına açtım..

bu tarz duruşlar.. bir siyasal kampanyadır..
ilk astığım resim ve haber ise bu kampanyalara bir yanıttır..

daha alper taş'ın silahlar sussun konuşmaları da var.. hataydaki cenaze töreni katılımları da var..
aktaracağım..
__________________
Ev de değil, ada ada!
Satılmışlığın, kahpeliğin, riyakarlığın, adiliğin
ve her çeşit
aşağılık ve her çeşit yabancılaşmanın karışımı olan,
Karanlık Denizi'nin ortasında,
Güneş batmayan bir ada.
Ben ne şuralıyım, ne buralı
Adalıyım, adalı,

adın diren
yaşın 10
yüreğime sığmayacak kadar büyümüşsün..
bu yüreği ben ne yapayım sensiz...
suat isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
suat Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
BORGA (05.07.2010), düşünsel (05.07.2010)
Alt 06.07.2010, 00:20   #2 (permalink)
Danışman
 
düşünsel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 1.107
Konular: 261
Üye No: 24
Teşekkür Detayları
Tesekkür: 1.040
503 Mesajina 785 Tesekkür Aldi
Standart

Biraz ilginç gelecek ama yukarıdaki satırlarda çok önemli bir edebi sanat tarzı var!; 'Tevriye'

Tevriye, söze nükte ve güzellik katan, onun anlamını zenginleştiren en önemli sanatlardan birisidir. Tevriye, Arapça verâ kökünden türetilmiştir. Verâ geri, arka, öte; tevriye de gizlemek, saklamak anlamındadır. Tevriyenin Batı retoriğindeki karşılığı pundur. Pun kelime oyunu sanatları içinde yer almaktadır. Edebî bir terim olarak tevriye, yakın ve uzak iki anlamı olan bir kelimenin yakın anlamının söylenip uzak anlamının kastedilmesi şeklinde tanımlanmıştır.Tevri ye sanatı, kendisine verilen örneklerden hareketle şöyle tanımlanabilir: En az iki anlama gelen cinaslı veya çok anlamlı bir kelime veya ibarenin bir anlamını kullanıp diğer anlamını ifadenin içine gizlemeye tevriye denir. Tevriye sanatında kelimenin anlamlarından birisi ifadenin temel anlamına uygun olarak kullanılır, diğer anlamı konu, muhatap veya ifadede geçen diğer kavramlar vs. vasıtasıyla çağrıştırılır. Kelimenin her iki anlamı da cümlenin yapısına uygun düşürülebilir. Bundan dolayı kimi tevriye örneklerinde kelimenin hangi anlamının uzak, hangisinin yakın olduğu bilinmez. Okuyucu veya muhatap kelimenin hangi anlamının kastedildiği konusunda şüpheye düşer.

Son günlerde,alabildiğin e mesnetsiz alabildiğine yıkıcı cümleler,satırlar medyanın hem görsel hem yazımsal alanında kendini göstermektedir.Ve bu gösterme yine tevriye sanatında olduğu gibi,''aleni'' olmamakta,kimi zaman ise bir belediye başkanının (örn;Rize) sözlerinde,'apaçık' ortaya çıkmaktadır.Apaçıklı k,diğer ögeye göre daha etik olmaktadır,en azından ''ne'' istediğini ve 'neden' istediğini okuyucuya,kitleye gösterir...ama diğerleri ise,söylemek istediklerini direkt ve net olarak söylemez,kelimeler arasına gizleyerek 'asıl' anlatmak istediklerini,ortaya koyarlar...

Ama tarih ve realiteler öyle bir noktaya geldiğinde herşey aleni bir şekilde söylenmek zorunda kalacaktır ki bundan kaçış kesinlikle yoktur.Örneğin TARAF kendini demokrat olarak gösterme uğraşı içinde,bu coğrafyadaki (anadolu-k.kürdistan) insanları etkileme çalışmıştır.Önce bir yakın anlam şeklinde vuku bulan yapısallığı,yine bu yapısallığın içindeki 'uzak' anlamı,realitelerin bastırması ile ön plana çıkmıştır.tARAF her daim Kürt'ün yanında olduğunu göstermeye çalışmaya gayret etmiş ama realiteler onu öyle bir duruma sokmuştur ki o da mecburen gizlediği uzak anlamı ortaya çıkarmıştır;Öcalan'ı asalım,öldürelim vs...''


Kendini sol sosuyla halka satmaya çalışanlarında ileride bir gün (bu çok yakında olabilir) ''Öcalan haindir,O'nu asalım'' gibi sözler sarfetmesi kimsede şok etkisi yapmasın.Kürt Özgürlük Mücadelesi,var oldukça tıpkı bir deliğe ateş sokulup akrepler çıkartıldığında olduğu gibi,düşünceler de açık ve aleni bir şekilde,uzak anlamları yakın anlama getirerek ortaya çıkmasına neden olacak en büyük realitedir...


saygı ve dostlukla
düşünsel isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
düşünsel Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
BORGA (06.07.2010)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
eski, kampanyalari, liler, siyasi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
kürd halkı nezdinde.., "terör-kör şiddet ve sivillere saldırı" "eleştirileri"!! suat Politik Gündem 5 25.06.2010 03:11
israil'deki "rahatsız" "genç subaylar" ve "tarafın amacı!! suat Politik Gündem 0 09.06.2010 10:44
bugün "23 nisan" "(içeriye)neşe doluyor" "(çocuklar)insan "!! suat Politik Gündem 1 23.04.2010 11:25
"ulusalcı" sesler korosu "soL-haber"-birgün den "bilgilendirme" işgüzarlığı!! suat Politik Gündem 3 22.02.2010 11:39
SHP: "Karar Siyasi" tolll Güncel Haberler 0 12.12.2009 00:50

Alexa



Dillerin Üzerine Tıklıyarak Tüm Forumu O Dile Çevirebilirsiniz
العربية - български - català - česky - Dansk - Deutsch - Ελληνικά - English - Español - suomi - Français - hrvatski - Indonesia - Italiano - עברית - Lietuvių - latviešu - Nederlands - norsk - हिन्दी - Polski - Português - Română - Русский - slovenčina - slovenščina - српски - Svenska - Filipino - українська - Tiếng Việt

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Enternasyonal Forum Kategori Arşiv Görünümü
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 147, 8, 9, 10, 11, 12, 31, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 77, 29, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 50, 88, 52, 51, 45, 46, 47, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 67, 66, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 168, 78, 79, 148, 84, 85, 86, 87, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 161, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 150, 112, 116, 113, 114, 115, 141, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 144, 145, 146, 149, 155, 154, 156, 158, 159, 160, 162, 163, 166, 165, 167, 169,