![]() |
|
|
#1 |
|
|
Dörtyol’da 12 Eylül görüntüsü - Taraf - Istanbul - 28.07.2010
"taraf" haberi bu başlıkla verdi.. ama haberin yazısında bu noktada tek kelime ve açıklama yok... başlığı okuyan ve 12 eylülü yaşanlar bunu nasıl algılar..??? şehri asker sarmış.., tanklar sarmış.., yaşama el koymuş.., belediyeye vs. her yere el koymuş.. herkesi tutukluyor topluyor.. rastgele vuruyor.. karakollarda kışlalarda işkenceler diz boyu.. devlet ve iktidarı hakın tepesine çökmüş anlarım.. ben bunları yaşadığım için böyle anlarım.. ha.., birde kürtler bunu böyle anlar.., çünkü halen 12 eylülü .., 12 eylülden itibaren kesiksiz yaşamaktadırlar.. kürdistanın dağı taşı asker.. seçilmiş-meşru insanlar tutuklanıyor.. çocuklar gençler vuruluyor.. zulüm diz boyu.. demekki bu işleri.., artık.., kürtlerle sınırlamıyor.. diğer kesimlere de "çökmeye" başlamışlar derler.. ![]() oysa yazının içeriğinde böyle bir şey yok.. başlıkla ilgili tek kelime yok.. Günün ilk ışıklarıyla birlikte, gece savaş alanına dönen Dörtyol’da sakin bir gün başladı. İşyerleri kundaklananlar, kırık camları, eşyaları kaldırmaya başladı. İlçenin cadde ve sokakları ile işyerleri bayraklarla donatıldı. MHP’li Dörtyol Belediyesi’nin ekipleri de, genellikle resmî bayramlarda yapılan uygulamayı hayata geçirip, ilçenin caddelerindeki elektrik direklerine Türk Bayrakları asmaya başladı. hem dörtyol da 12 eylül görüntüsü diyeceksin.. hem de arkasından bu anlatımı-açıklamayı..,"döşene ceksin" .., demekki mhp ve sivil masum halk çocukları!!! bayrak ve talan ile meşkul.. askerde 12 eylül gibi bu faşistlerle birlikte.. kürtlerin tepesine çökmüş.. ama yazı devam ediyor.. Akşam saatlerinde Kürt mahallelerine girmek isteyen grup da Jandarma tarafından engellendi. Gerginlik gece boyunca sürdü. hoppala.., hani 12 eylüldü.. asker yanlış mı yapıyor ![]() kafam karıştı.. hem bizi 12 eylül "yeniden" geldi diye "hoplat" .. hemde asker kürtlere saldıranları engelledi de.. seni.. gizli tsk cı seni.. ![]() meğer 12 eylül kürtleri kollama ve koruma görevi için gelmiş!!!!! ![]() basını takip ediyorsanız dili ve tarzı da görüyorsunuzdur.. gerek inegöl gerek ise dörtyol olayları anlatılırken.., elif-be der gibi başında.., teröristlerin saldırısı sonucu ölen polislerden dolayı tepki gösteren..... diye başlıyor.. "taraf" ise bunu daha "derin" bir kurnazlıkla yapıyor.. hem iki kuş birdn vuracak.., hemde yağını çıkartacak yetmedi derisini soyacak.., Özerliçay Mahallesi TOKİ Evleri yakınında, görev devir teslimi yapan polislerin bulunduğu 31 A 8238 resmî plakalı polis otomobiline düzenlenen saldırıda Ali Hacıarap (41), Hasan Aslan (34), Emre Yalçın (38) ve Fatih Yıldız (33) isimli polisler hayatını kaybetti. yazıya pkk eylemi diye başlıyor.. ve bu eylemin sonuçlarına "geçiyor".. 1- önce. Olayla ilgisi olmayan dört kişinin içinde bulunduğu bir otomobil, polisin tuttuğu kavşakta ters yöne girdi. Polis, araca ateş açtı ve biri yaralı üç kişi Dörtyol Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Ancak, bu kişilerin olayla ilgisi olmadığı anlaşıldı. Fısıltı gazetesi İnegöl’de olduğu gibi burada da devreye girdi ve “bu vatandaşların polisleri öldüren PKK’lılar olduğu” söylentisi bir anda yayıldı. * pkk eylem yapar ise.. "zinde" "ne mutlu türküm diyen" "vatansever" "yurtdaş"larımız devreye girer.. * olayla ilgin var yok demeden ateş açılır.. vurulursun.. ki.., kürt isen zaten illaki alınırsın.. ne yapman gerekir..!! elde bayrak dolaşmalısın ama kürt isen buda seni kurtarmaz.. ya.., devletin şefkatli koluna sığınırsın yada hala özgürlük hareketini desteklersen işte böyle.., yine aynı devletin dikenli koluna düşmek zorunda kalırsın.. seç bakalım...!!!! ![]() sayın kürt.. kırk liberal-faşist katır mı..? kırk faşist satır mı...........? 2- Fısıltı gazetesi İnegöl’de olduğu gibi burada da devreye girdi ve “bu vatandaşların polisleri öldüren PKK’lılar olduğu” söylentisi bir anda yayıldı. bu fısıltı gazetelerini ve içindeki ********leri iyi biliyoruz.. bu işleri nasıl körüklediklerini de biliyoruz.. merak eden taraf okur..
__________________
Ev de değil, ada ada! Satılmışlığın, kahpeliğin, riyakarlığın, adiliğin ve her çeşit aşağılık ve her çeşit yabancılaşmanın karışımı olan, Karanlık Denizi'nin ortasında, Güneş batmayan bir ada. Ben ne şuralıyım, ne buralı Adalıyım, adalı, adın diren yaşın 10 yüreğime sığmayacak kadar büyümüşsün.. bu yüreği ben ne yapayım sensiz... |
|
|
|
|
|
#2 |
|
|
bu yaşananlar 12 eylül mantığı dışında.sistem mantığı aynı fakat karşısındaki güç farklı.12 eylülde sağ-sol du.şimdi ise bu taraflardan türk solu kalmadığı için kendinide mücadelenin bir parçası yapamadığından kürt-türk mücadelesine dönmüş durumda.buda kötü etnik çatışma tamamen sistemin değirmenine su taşır.batıdaki kitlelere bilinç taşıyacak olan türk soludur.batıdaki adam zaten öylesine bir psikolojik bombardıman altındaki kürdü potansiyel suçlu ilan etmiş kafasında.fermanını yazmış.kürt gitse kapısına linç olma ihtimali çok yüksek.türk solunun görevi bu biraz.artık sınıf bilincinimi neyi taşırlarsa bir bilinç olsunda.ama oda yok.ses yok.şöylesi bir durumda batıda türk solunun yeri göğü inletmesi gerekir.ancak sadece yaptıkları cılız yazılı açıklamalarla yetiniyorlar.oda zaten ses getirmiyor.e tabi kendilerine saldırıldğında biz pkk li değiliz deyip kaçan bir soldanda ne beklenir oda meçhul?
ancak şuda var kürtler tabi hepsi değil(10 yıllardır batıda yaşayıp ordaki hayata eklemlenmiş olanlar hariç)bu mücadelenin bir parçası.ve bu şu bilinci ortaya çıkarır;batıdaki kürdüde bunun bir parçası yapar zorla.karşınızda sizi yok etmek isteyen bir güç gördüğünüzde sokakda mecburen refleks geliştirirmek zorundasınız.ve bu refleks örgütlü oolursa daha güçlü olursunuz. her ne kadar beraber yaşamın sınırları zorlansada tüm bu yaşananlarla beraber ciddi anlamda kürtlerin artık ayrılma fikrini kendi içlerinde sorguladıklarını düşünüyorum. |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
|
Alıntı:
yazınınızı eleştirmek için değil içeriğini derinleştirmek anlamında yazacağım.. 12 eylül sadece sol-sağ çatışması olarak ele alınamaz.. aynı zamanda "bölücü" tanımı ve kürt politik örgütlülükleri de vardı.. sisteme direnen kürt politik yapıları sol zeminli olduğundan sol denilebilinir.. deniliyor ki.., yanlıştır.. solun ta kendisidir.. ve içindeki ulusal sorun olgusu sistemin ana sorunlarından da biridir ve de.., solun işlerinden de biridir.. süreç içinde sol ezilmiş olabilir ama var olan demokratik-politik kürt ulusal direnişi aynı zamanda solun bir rengini de temsil eder.. 12 eylülden bu yana var olan "çatışma" sol'un dışında değildir.. türk-iye solu olarak kendini ayıranların bu noktadaki yetersizlikleri var olan direnişin sol rengini eksiltmez. içeriğindeki gücün eksikliğini gösterir.. yaşananlar.., her nekadar bir ulusal sorun zemininde ise de.., talepler ve işleyişine bakıldığında sol zeminli bir direniştir.. bu anlamda da.., kürtlerin artık ayrılma fikrini kendi içlerinde sorguladıklarını düşünüyorum bu sözü açmak gerekir.. kürtlerin ayrılma talebi kendi kararlarıdır.. güneydeki 1918 güçleri(berzenci) ingiliz varlığı ve sonuçlarını gördüğü için ayaklandı.. ayrılma hakkını kullanmak istedi.. ama biliniyor ki.., özerklik-federasyona da hazır idiler.. ne araplar yanaştı .. nede bu ingilizlerin o aşamadaki istemlerine uyuyordu.. kuzey-kürdistan güçleri ise..; el koydukları ermeni "mülkü"nü meşrulaştırmak ve kurulacak sistemde kendilerinin yeri olacağını düşünmek gibi gafletle önce desteklediler.. sonra uyandılar ama iş işten geçti.. her şeye karşın.. kürtlerin ortaklaşmna eğilimleri tarihseldir.. elbette yaşam olanakları kalmayan her olgu gibi bu noktada kendi kaderlerini kendi başlarına berlirlemek istemek zorunda da kalabilirler.. kısaca olay çok basittir.. kürtler ortak yaşamaya uygundur ama aynı zamanda özgür yaşama istemleri de çok güçlüdür.. özgür ve ortak yaşam olanakları sunulmaz ise.., düşünmelerine gerek kalmıyor ki.. başkaca bir yol bırakılıyor mu?? bu topraklarda.., "kürde kalan direnmektir(ape musa)" .., ise.. kalan da ayrılmak olur ise.. buna söz söyleme hakkımız olabilir mi? ve asıl olarak bu anlamda da....., batıdaki kitlelere bilinç taşıyacak olan türk soludur.batıdaki adam zaten öylesine bir psikolojik bombardıman altındaki kürdü potansiyel suçlu ilan etmiş kafasında.fermanını yazmış.kürt gitse kapısına linç olma ihtimali çok yüksek.türk solunun görevi bu biraz.artık sınıf bilincinimi neyi taşırlarsa bir bilinç olsunda.ama oda yok.ses yok sorun buradadır.. habire kürtlerden "bir şeyler" isteniyor.. oysa işin sahibi belli.. o işini yapmayıp kürde yıkmaya kalkıyor ise.., bence ya.., cesareti yok.. iş yapmamak için elli bahane arıyor.. ya da.., ulusalcı şövendir..
__________________
Ev de değil, ada ada! Satılmışlığın, kahpeliğin, riyakarlığın, adiliğin ve her çeşit aşağılık ve her çeşit yabancılaşmanın karışımı olan, Karanlık Denizi'nin ortasında, Güneş batmayan bir ada. Ben ne şuralıyım, ne buralı Adalıyım, adalı, adın diren yaşın 10 yüreğime sığmayacak kadar büyümüşsün.. bu yüreği ben ne yapayım sensiz... |
|
|
|
|
|
|
#4 | |
|
|
Alıntı:
son paragrafta türk solu için dediklerinizde katılıyorum.ama çokta o noktaya takılmayı tartışmayı o kulvardan sürekli götürmeyide doğru bulmuyorum.çünkü süreç öylesine hızlı işliyorki daha farklı konuları işlemeliyiz.ana vurguyu kaçırmamak gerekli. sistem teşhiri artık gereksizdir.ve bu tarz propaganda ajite, işlevini kendi içinde yitirmiştir diye düşünmekteyim. sayın suat fikirlerinizin çoğuna katılıyorum.ancak size sadece bir önerim artık biraz daha net vurgulara gidilmeli.çözüm politikaları geliştirilmeli.yoksa zaten sorunun kendisi ve tüm pisliğiyle ipliği pazara çıkan bu devlet artı mevcut kürt politik hareketi kabak gibi ortadadır.daha fazla görev düşüyor sizlere düşünce fikir üretimi paylaşımı anlamında. botandan saygılar |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
|
Bir sistemi LİNÇ kültürene iten sebepler nelerdir? Ya da soruyu mutasyona uğratıp (belkide orjinaline dönüştürüp) soralım;TC neden her daim Lİnç kültürüne sarılır?
Ermeni Soykırımı da bir linç kültürüdür... 6/7 eylül de Maraş ta,Çorum da Sıvas ta İnegöl de Hatay da Ayvalık ta İzmir de... Tüm bu realiteler bile nasıl bir toplum inşa edildiğinin yansımalarıdır.Ve sözlü normların ''şiddet''ini göstermektedir... Sistemin linç uyguladığı zamanlar ya daha güçlü olmak için çabaladığı ya da tam tersine güçsüz olduğu dönemlerde başvurduğu bir olgudur.Peki günümüzde nasıl değerlendirmek gerek?Bir realite olarak sistem Kürtler nezdinde zayıf...Ama diğer yanıyla,yani küresel konsept dahilinde bir ''güç''lü olma arzusuda göz ardı edilmemeli ki,uluslararası egemen güçlerin son yıllarda TC ye biçtiği rol ya da tc ile olan ilişkileri bunu teyit etmektedir...(refera ndum sürecide bu noktada irdelenmeli-evet-hayır-boykotun tc nin ''güç'' ekseninde yapacağı olumlu-olumsuz veriler)... Ki bazı egemen güçlerin söylemleri (Clinton'un 2012 de tc nin çok güçlü olacağını belirtmesi örnek dahilinde) bazı kuruluşların tc hakkındaki öngörüleri (ekonomik) vs Türkiyenin daha ''güç''lü olma yolunda olduğunu gösterirken,TC nin Linç kültürene sarılmasıda bu nokta da önemli hale gelmektedir...Tc bu minvalde Kürt mücadelesine bakışıda farklılaşmakta.Ne yapmalı? Pkk,''50 yılda olsa savaşırız'' öngörüsünde bulunduğu yakın zamanda var olan bir realitedir.Tc nin Pkk yi bitirme şansı yok ve bunu Pkk nin açıklmasıda teyit etmekte...Geriye ne kalıyor? hapishaneleri doldurduktan sonra!!! Geriye sadece Linç kültürüne başvurmak kalıyor...Peki ama Pkk lince karşı mücadele edebilir mi?Cevap hayır! Lince karşı ancak halk kendi insiyatif aldığı takdirde direnebilir ki yine Pkk'nin ''halkın insiyatif alması'' vurgusuda bu noktada önem kazanmakta...Tabi burada lince karşı linç politikası söylenilmemektedir.. . Şimdi tekrar Tc nin ''güç'' ''zayıf''lık noktasına Kürt halkının insiyatif alması noktasından irdelemek gerek...Halkın insiyatif alması Tc nin ''güç''ünü sekteye uğratıp 'zayıf''latır mı,yoksa zaten ''zayıf'' olan erki,değiştirir mi? Hal böyleyken ''boykot'' un önemide ortaya çıkmakta;sadece Kürtler açısından değil...! saygı ve dostlukla |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| iliskisi, itirafi, lincler, referandum, son, tarafin, yasanan |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
